Ana içeriğe geç

facebook youtube twitter
Hollandalı Gurbetçiler

--> CİNLERİN MAHİYETİ VE SORUMLULUKLARI NELERDİR?

Konu

#1
[Resim: 0ZmWX0kgW5vZSH6sSMbKjYe_M5Mrz7iNdi4uQSp-...A=s1423-nd]
CİNLERE DE PEYGAMBER GÖNDERİLMİŞ Mİ?:
Cinlerin varlıkları tartışma götürmeyecek şekilde Kur’an’da ayetlerle sabittir. Cinleri inkâr edenlerin küfrüne hükmeden islâm âlimleri cinlerin mahiyeti konusunda farklı görüşler benimsemişlerdir. Bunları iki ana noktada toplamak mümkündür:
 
1. Cinler maddî (maddî olmayan) cevherlerden oluşur. Bu görüşü benimseyenlerden birisi olan Gazzâlî’ye göre melekler, cinler ve şeytanlar gayri maddî cevherden oluşmaları açısından ve fiziksel muhteva açısından birbirlerine benzemekle birlikte araz oluş noktasında aralarında benzerlik bulunan renk, ilim ve kudretin tür olarak birbirlerinden ayrı oluşları gibi çeşitli farklılık arzederler (el-Maḍnûnü’l-kebîr, s. 16).
 
 2. Cinler de dumansız ateşten maddî bir cevherlerden oluşur. Ebü’l-Hasan el-Eş‘arî ve Bâkıllânî başta olmak üzere bu görüşü benimseyen Eş‘arîler’in çoğunluğuna göre hayat için fiziki illa karbon bazlı etten ve kemikten bir bünyenin şart olmadığından her şeye gücü yeten Allah cinleri duyularla idrak edilebilen fiziki bünyeleri görünmez etten kemikten karbon bazlı olmayan yahut bünyeleri olmaksızın yaratmışta olabilir.
 
Hayat için fiziki bünyeyi şart koşan Mu‘tezile âlimleri ise cinlerin basit cisimlerden ibaret olduğunu kabul ederler.
 
Cinlerin bedensel biyolojik mahiyetlerinin, “ateşe karışan” (mâric) varlıklar olmaları (er-Rahmân 55/15) dikkate alırsak, “dumansız ateş”ten yaratıldıkları göz önüne alınarak canlılığını ruhtan alan ve ezelde var edilen ışınlardan, fotonlardan veya enerjiden, yahut farklı boyut, element ve yapılardan ibaret yalın bir alevden (dumansız ateşten) yaratıldıkları anlaşılmaktadır;
“Cinleri de yalın bir alevden yaratmıştır”. (Rahmân Suresi 15. Ayet)
Allah’a kulluk ile mükellef yaratıklar olan cinlerin mükellefiyetin üstesinden gelebilmeleri için beden, şuur, idrak ve irade gücüne sahip ademoğulları gibi beşer varlıklardır.
 
Kur’an’da verilen bilgilere dayanılarak cinlere peygamber gönderildiği noktasında İslâm âlimleri arasında ekseri ittifak bulunmasına rağmen bu peygamberlerin insan veya cin türünden oluşu hususunda farklı görüş ayrılıkları da vardır.
 
Bir görüşe göre cinlere gönderilen peygamberin melek olması gerekir demekte; diğer bir grup âlim de gönderildiği topluluğun meleklerden değil insanlardan oluşması sebebiyle insan topluluklarına yine kendi türlerinden peygamber gönderildiğini bildiren âyetle insan ve cin topluluklarına kendi içlerinden peygamberler gönderildiğine işaret eden âyeti dikkate alarak cinlere gönderilen peygamberlerin cin türünden olduğunu savunmuşlardır.
 
Cinlere de peygamber gönderilmiş, içlerinden iman edenler olduğu gibi inkâr edenler de olmuştur.
Ey cin ve insan topluluğu! İçinizden size âyetlerimi anlatan ve bu günle karşılaşacağınıza dair sizi uyaran peygamberler gelmedi mi? Derler ki: «Kendi aleyhimize şahitlik ederiz.» Dünya hayatı onları aldattı ve kâfir olduklarına dair kendi aleyhlerine şahitlik ettiler. (el-En‘âm 6/130. meali)
 
“ İnsanlara hidayet (Kur’an) geldikten sonra onların iman etmelerine ancak, Allah, bir beşeri mi peygamber olarak gönderdi?” demeleri engel olmuştur”.
 
“De ki: "Yeryüzünde yerleşip dolaşanlar melek olsalardı, biz de onlara gökten peygamber olarak bir melek gönderirdik.”
(el-İsrâ 17/94-95)
 
Âlimlerin bazıları ise cinlerede kendi cins ve türlerinden peygamber gönderilmediği, insanlara gönderilen peygamberlerin aynı zamanda cinlerin de peygamberleri olduğunu ileri sürmektedir. Diğer başka görüşlere göre cinler arasından da kendi cins ve türlerinden uyarıcılar seçilmiş, onlar da insanlara gelen peygamberlerden aldıkları bilgileri cinlere tebliğ etmişlerdir (Râzî, XIII, 195).
 
Kur’ân-ı Kerîm’de çeşitli milletlere gönderilen peygamberlerin kendi içlerinden seçildiği ve kendi dillerini konuştuğu önemle vurgulandığına ve, “Ey cin ve insan toplulukları! Size içinizden peygamberler gelmedi mi?” meâlindeki âyetlerin mevcudiyetine bakarak cinlere gönderilen peygamberlerin kendi türlerinden olduğu tarzındaki görüşüde tercih etmek mümkündür.
 
Hz. Muhammed’in cinlere de gönderilmiş bir peygamber olduğu için “Resûlü’s-sekaleyn” unvanını alması ve özellikle Cin sûresinde görüldüğü üzere vahyinin cinleri de kapsaması ona has bir meziyet olarak telakki edilebilir. (el-Bakara 2/129, 151; İbrâhîm 14/4 - el-En‘âm 6/130)
 
“Doğrusunu ALLAH Daha iyi bilir”.
Es Selam ve Dua ile,
METAFİZİK YAŞAMKOÇU.

METAFİZİK ARAŞTIRMACI
Alıntı

Bir hesap oluşturun veya yorum yapmak için giriş yapın

Yorum yapmak için üye olmanız gerekiyor

ya da
Task