Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Geri Kabul Anlaşması kimleri ve nasıl ilgilendiriyor ?
#1
Geri Kabul Anlaşması kimleri ve nasıl ilgilendiriyor ?

Türk Hukukçular Birliği, kendilerine ulaşan Geri Kabul Anlaşmasıyla ilgili soru ve şikayetleri değerlendirerek bir basın açıklaması yayınladı.

Geri Kabul Anlaşması kimleri ve nasıl ilgilendiriyor ?
Türk Hukukçular Birliği başkanı, avukat Ejder Köse ve başkan yardımcısı, avukat Ali Durmuş, Geri Kabul Anlaşmasıyla ilgili kendilerine birçok şikayet ve soru ulaştığını, bu anlamda vatandaşlarımızı bilgilendirmek adına bir basın bildirisi yayınladıklarını belirtiyor.

16 Aralık 2013 tarihinde Türkiye ve AB tarafından imzalanan Geri Kabul Anlaşmasını vize muafiyeti süreci içinde olumlu bir adım olarak değerlendirmekte olan hukukçular, anlaşmada bir hukukçu gözüyle bazı eksikler ve muğlaklıklar olmasına rağmen bu anlaşmaya 'yetmez ama evet' perspektifiyle yaklaşmakta olduklarını belirtiyor.

Geri Kabul Anlaşması temelde neler içermektedir?

Öncelikle belirtmek gerekir ki, Türkiye-AB Geri Kabul Anlaşması ( GKA ), AB ülkelerinde yasal olarak bulunan vatandaşlarımızı hiçbir şekilde etkilemeyecektir. Bir başka ifadeyle, GKA AB ülkelerinde yasal olarak ikamet eden veya çalışan vatandaşlarımızı ilgilendirmemektedir.

Geri Kabul Anlaşması sadece ikameti yasal olmayan kişilerin Türkiye tarafından hangi şartlarda geri kabul edileceğini belirtmekte. Bir kişinin yasal olup, olmaması ise, o ülkenin (Hollanda veya başka AB ülkesi) kendi iç yasaları ve mevzuatı gereği tespit edilmektedir. Yabancılar Yasasında herhangi bir değişikliğe yol açmamaktadır ve mevcut oturum haklarında herhangi bir kısıtlamaya yol açmamaktadır. Bunun aksinin ima edilmesi gerçekleri yansıtmamaktadır ve hukuken doğru değildir.
Türkiye-Avrupa Birliği (AB) Geri Kabul Anlaşması mütekabiliyet temelinde, Türkiye’de veya AB’ye üye ülkelerden birinde, ülkeye giriş, ülkede bulunma veya ikamet etme koşullarını sağlamayan veya sağlayamaz duruma düşen kişilerin Anlaşma’da belirlenen şartlar ve kurallar çerçevesinde ilgili ülkeye geri gönderilmesini amaçlamaktadır.

Bu çerçevede yasadışı yollarla AB ülkelerine giden veya bu ülkelerde bulundukları sırada yasadışı duruma düşen (örneğin, vize süresini geçiren veya oturumu herhangi gerekçeye dayanarak iptal edilen) Türk vatandaşları ve Türkiye üzerinden Anlaşma’ya taraf diğer ülke veya ülke grubuna geçiş yapmış üçüncü ülke vatandaşlarının Anlaşma’da belirlenen şartlar ve kurallar çerçevesinde Türkiye’ye geri alınmasını temelde düzenlemektedir.

Yani burada, temel olarak Geri Kabul Anlaşması’nda, tarafların üçüncü ülke vatandaşlarının kabul/iade edilmesini öngörmektedir.

Geri Kabul Anlaşmasının temeli üçüncü ülke vatandaşlarının geri kabulü ve iadesiyle ilgili. Yani, Hollanda’da veya Avrupa’da yasayan ve ikamet eden Türk vatandaşlarıyla ilgili değildir! Türk vatandaşlarıyla ilgili maddeler, hiçbir şekilde hak kaybına yol açmamaktadır!

Bugüne kadar zaten yasal ikamet etmeyen vatandaşlarımız (‘turist’) Yabancılar polisince yakalandıklarında, sınırdışı işlemlerine tabii tutuluyor, Türk pasaportu, Nüfus cüzdanı olduğunda, hemen sınırdışı ediliyordu, eğer yoksa, Türk Konsolosluğu aracılığıyla ‘’seyahat belgesi, laisser passer” alındıktan sonra, Türkiye’ye sınırdışı ediliyordu. Böyle bir mevzuat ve uygulama zaten vardı ve Türkiye Cumhuriyeti zaten vatandaşlarını her zaman geri kabul ediyordu.

Yasal olarak ikamet (oturum izni olan) eden vatandaşlar rahat olabilirler: herhangi bir hak kaybında (örneğin oturumun iptali halinde), açacağı davayı Hollanda’dan sürdürebilir, buradan hakkını sonuna kadar arayabilir. Bazı demeç ve basın bildirilerinde belirtildiği gibi, apar topar alıkoyma, sınırdışı edilme söz konusu değildir.

Ankara Anlaşması

Yukarda belirttiklerimizin yanısıra, AB-Türkiye Ortaklık Hukukundan kaynaklanan haklar bakımından herhangi bir kayıp olmayacağı Geri Kabul Anlaşması’nda açıkça düzenlenmiştir. Geri Kabul Anlaşması’nın 18/2. maddesinde Anlaşma’nın, taraflardan birinin topraklarında yasal olarak ikamet etmiş/etmekte ya da çalışmış/ çalışmakta olanların hakları da dâhil olmak üzere, Ankara Anlaşması’nda, ilgili Ortaklık Konseyi Kararlarında ve ABAD’ın ilgili içtihadında öngörülen hak ve yükümlülüklere tam olarak saygı göstereceği belirtilmiştir.

THB olarak özellikle anlaşmanın 18/2. Maddesini olumlu buluyoruz zira bu maddede açıkça Türkiye-AB Ortaklık Hukukundan doğan haklara halel gelmeyeceği ve bu hakların saklı kaldığı ifade edilmiştir. Ayrıca özellikle anlaşmanın sonunda Ortak Deklarasyonu çok olumlu değerlendiriyoruz. Zira bu deklarasyonla akit taraflar 19 Şubat 2009 tarihli AB Adalet Divanı Mehmet Soysal kararının AB ülkelerinde uygulanması için gereken çalışmaların yapılması beyan edilmiştir. Bu deklarasyon gereği Türk işadamları ve hizmet sunucuların karar gereği tespit edilen vizesiz seyahat hakkı nihayet hayata geçirilecektir. Hukukçu olarak bu deklarasyonun mahkemelerde ilgili hak sahibi Türk vatandaşları tarafından bir dayanak olarak ileri sürülebileceğini düşünmekteyiz.

Anlaşmanın 18/2 maddesindeki yasal ikamet ve yasal çalışma kavramlarını AB-Türkiye Ortaklık hukuku çerçevesinde muğlak ve yoruma açık bulduğumuz için olumsuz değerlendiriyoruz. Zira Ortaklık Hukuku çerçevesinde Türk vatandaşları milli yasa ve mevzuata göre oturum/ikamet kartı veya vize olmasa bile belirli şartlara tabi olarak yasal olarak AB ülkesinde bulunma ve çalışma hakkına sahiptir. Bu durumdaki vatandaşlarımız dikkatli davranarak ikamet ve oturumuyla ilgili sorun yaşadığında yargıya başvurmalıdırlar. Bu durumda sınırdışı edilemeyecektirler.

Son olarak tabi ki üçüncü ülke vatandaşlarının kabul edilmesi Türkiye açısından sorunludur ve maddi külfet de beraberinde getirmektedir. Ancak üçüncü ülke vatandaşları 3 yıl sonra kabul edilecektir ve süreç içinde AB tarafından maddi destek sağlanacaktır. Bu bağlamda bile sınır güvenliğinin geliştirilmesini ve 3 yıllık süre sonunda vize muafiyetinin uygulanmasını olumlu olarak değerlendiriyoruz.
İmage
  




Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar):
1 Ziyaretçi