Ana içeriğe geç

facebook youtube twitter
Hollandalı Gurbetçiler

İSLAM HUKUKU HAKKINDA GENEL BİLGİ

Konu

#1
İslam Hukuku (fıkıh), müslüman ferdin, doğumundan ölümüne kadar, hayatının her alanında kendisinden uyması beklenen, tutum ve davranışlarının asgari ve azami sınırlarını belirleyen bir sistemdir. Bu sistem içerisinde ferdin ibadet hayatı yer aldığı gibi, diğer fertlerle ilişkilerini konu içeren sosyal hayatı, devletle ilişkilerini içeren hukuki hayatı da girer. Daha açık söylemek gerekirse; müslüman bir fert Allah'a nasıl kulluk edeceğinin bilgisine İslam Hukuku sayesinde sahip olur; yani nasıl namaz kılacağını,, nasıl oruç tutacağını, nasıl zekat verip, nasıl hacca gideceğini İslam Hukuku ona öğretir. Bunun yanında içinde yaşadığı toplumda nasıl ahlaklı ve dürüst bir kimse olacağını da yine İslam Hukuku'ndan öğrenir. İnsanlarla ilişkilerinide, alış-verişinde, para muamelelerinde ve diğer bütün sosyal ilişkilerinde bir müslümanın nasıl olması gerektiğinin bilgisi İslam Hukuku tarafından sağlanır. Öte yandan, toplumun ve devletin işleyişinde ferdin uyması gerekli kurallar da yine İslam Hukuku tarafından belirlenir.

Her ne kadar gunumuzde bir takim kimselere gore “tatbik-i gayr-i kabil” (uygulama imkani olmayan) olarak degerlendirilse de Islam Hukuku (Fikh), kendisini Musluman olarak tanimlayan fertlerin gunluk hayatlarinda uymaya ozen gosterdikleri bir hayat tarzidir. Cunku o, en genel anlamiyla, Musluman bir bireyin dunyada nasil yasamasi gerektiginin anahtarlarina sahiptir. Nerede, nasil yasayacak, hangi durumlarda nasil davranacak, Allah’a ve diger Muslumanlara, diger insanlara karsi nasil bir tavir izleyecek, fikih butun bunlarin anahtarlarini icinde bulundurur. Bu yuzden her zaman tatbiki kabildir (uygulanabilir).
Onu tatbik-i gayr-i kabil olarak niteleyenler, kanimca bir pratikten, demokratik, laik bir Musluman devleti olan Turkiye pratiginden hareketle bunu soylemektedirler. Bu, iki amac icin soylenebilir: Birincisi “Turkiye Cumhuriyeti Devleti modern bir anayasaya sahip bir devlettir, bu yuzden de Islâm Hukuku’nun bu devlette uygulama alani yoktur” demek icin; Ikincisi “Demokratik, laik bir devlette Islam Hukuku uygulanamaz” demek icin. Her ikisi birbirine cok benzese de, bu ikisinin aralarinda cok onemli bir fark vardir. O da birinci amaca sahip olanlarin Islâm Hukuku’nun gerekliligine inanmamasi, ikinci amaca sahip digerlerinin ise demokrasiye inanmamasidir. Netice her iki amac sahiplerinin Islâm Hukuku’nu yeteri kadar bildigi soylenemez.
Islâm Hukuku Turkiye Cumhuriyeti Devleti’nde de uygulanabilir ve hatta uygulanmaktadir ve ayrica din olarak Islâm ile demokrasi birbirine aykiri seyler degildir. Her ne kadar bu soylenenler ayri bir tartismanin yolunu acar nitelikte olsa da bizim bu calismadaki amacimiz demokrasi-Islâm, Turkiye Cumhuriyeti’nde Islam Hukuku uygulamalari gibi cok buyuk onem arz eden bu iki konuyu tartismak degildir. Bu calismanin amaci Islâm Hukuku’nu yeterince bilmeden onun hakkinda yorum yapan kisilere onu tanitmaktir. O nedenle burada Islâm Hukuku terimini meydana getiren Islâm ve hukuk kavramlari aciklandiktan sonra klasik literaturdeki adiyla Fikh kavraminin tanim ve mahiyeti uzerinde durulacaktir.
1. ISLAM NEDIR?
Arapca “s-l-m” kokunden turemis olan Islam kelimesi sozlukte inkiyad, boyun egmek, teslim, baris, esenlik gibi anlamlara gelmektedir. Istilahta ise, en genel anlamiyla, Hazret-i Muhammed (S.A.S.)’e gonderilmis olan ve onun insanlara teblig ettigi dinin adidir . Tanimda gecen temel unsur olan din kavramini biraz acmak gerekirse, “Insanin Allah, diger insanlar ve varliklarla iliskilerini duzenleyen ve hayatina yon veren, onlarla ilgili davranislarina esas olacak kurallar butunudur” . Bu tanimdan dinin uc temel ozelliginin oldugunu anlamaktayiz. Birincisi insanin Allah ile munasebetlerini duzenlemesi, ki bunlar genel olarak ibadetlerdir; ikincisi insanin diger insanlarla (bireyin toplumla) ve varliklarla iliskilerini duzenlemesi, ki bunlarda cezalar ve muamelelerdir; ucuncusu insanin hayatina ve davranislarina yon verecek kurallara sahip olmasi. Unlu Cibril Hadisi’nde Hz. Muhammed (S.A.S.) Islâm'i:
"Islâm, Allah'tan baska ilâh olmadigina, Muhammed'in O'nun kulu ve elcisi olduguna sehâdet etmen, namaz kilman, zekât vermen, Ramazan orucu tutman, gucun yettigi takdirde Beytullah'a haccetmendir."
seklinde tanimladiktan sonra iman’i:
"Allah'a, meleklerine, kitaplarina, peygamberlerine, âhret gunune inanmandir. Kadere yani hayir ve serrin Allah'tan olduguna da inanmandir."
biciminde tarif etmekte ve onun iman ve ibadetleri de icine bir sistem oldugunu vurgulamaktadir.
Yukarida anlatilanlarin tamamindan bir netice cikaracak olursak; Islâm icin insanin yeryuzunde nasil yasamasi gerekiyorsa oyle yasabilmesinde kendisine yol gosteren kurallari da iceren ilahi bir inanc, ibadet, ahlak ve hukuk sistemi soyleyebiliriz.
2. HUKUK NEDIR?
Arapca “hak” kelimesinin cogulu olan hukuk sozluk anlami itibariyle haklar demektir. Istilahta ise toplumun nizamlanmasindan kendisinden istifade edilen Sosyal Duzen Kurallarindan biri olarak degerlendirilir ve toplumun rahat, huzur ve mutlulugunun saglanmasi amacini saglayan, devlet mueyyidesiyle desteklenen kurallari ifade eder. Degisik bir anlatimla sosyal duzen kurallarindan biri olarak hukuk, “toplumu meydana getiren fertler arasinda adalet, esitlik ve hurriyeti saglayarak, fertlerin birbirleriyle ve toplumla iliskilerini duzenleyen ve kendisine uyulmasi kamu otoritesi (devlet) ile saglanan kurallar butunu” olarak tanimlanabilir.
Dikkat edilirse bir din olarak Islâm ile hukuk arasinda amac bakimindan bir benzerlik oldugu gorulmektedir. O da her ikisinin de fert ve toplum hayatini duzenlemeyi icermesidir. Islâm’da ek olarak ferdin Allah ile olan iliskilerinin duzenlenmesi de soz konusu olmaktadir. Bu sekilde kisaca “Islam” ve “hukuk” kavramlarinin tanimlarini verdikten sonra simdi Islam Hukuku kavrami uzerinde durabiliriz.
3. ISLAM HUKUKU (FIKH) NEDIR?
“Islâm” ve “hukuk” kelimelerinin bir araya gelmesinden olusan ve bugun Ilahiyat Fakultelerinde bir ana-bilim dali olarak degerlendirilen Islâm Hukuku, Islâm Tarihinde Fikih olarak bilinen bilim dalindan baska bir sey degildir. O nedenle burada hukuk’tan daha genis kapsamli olarak degerlendirilmesi mumkun olan fikh kavrami uzerinde durulmasi yerinde olacaktir.
Lugatte bilmek, anlamak, bir seyi iz`an ile, fetanetle suurlu bir halde idrak etmek, bir seyin kunhune vakif olmak, kapali bir seyin hakikatine dusunceyi nufuz ettirmek, kendisine hukum taalluk eden gizli bir manay kavramak gibi manalari ifade eden fikh; Istilahta: "insanin amel yonunde lehine ve aleyhine olan ser`i hukumleri bir meleke halinde bilmesi" demektir. Diger bir tarife gore fikih: "ameliyata, yani ibadetler, cezalar ve sahirlar arasi iliskilere dair ser`i hukumleri tek tek delilleriyle bilmekten ibarettir. ” diye tanimlanmistir.
Islam Hukuku, klasik literaturdeki kullanimiyla Fikih, Musluman bireyin gunluk hayatini surdururken bilmek ihtiyacinda oldugu temel bilgileri elde edebilecegi disiplinin adidir. Islam hukukculari Fikih'in cesitli tanimlarini yapmislardir. Bu tanimlardan bazilari soyledir:
- Fikih: "mukelleflerin yapip etmelerine (fiiller) iliskin olarak sabit olan ser`i hukumleri bilmektir. "


- Fikih: "Muctehitlerin, tafsilî ser` delillerden istinbat ettigi ser`i ameli hukumlerdir. "
- "Muctehitlerin, her bir ameli meseleyi ilgilendiren delilleri tek tek inceleyip onlardan cikardiklari hukumlere "fikih" denir. "
- Fikih: "Ser`i-ameli hukumleri, tafsili (ayri ayri) delillerine dayanarak bilmektir. "
- Amme ve fert hayatinin ve ticaret munasebetlerinin her vechesi, dinin tasvip ettigi ahkama gore, tanzim edilmesinde, kendisinden yararlanilan ahkama fikih denir .
- Dinin furuuna, ameli hayata ait bilgileri ve hukumleri ihtiva eden ilim dalina fikih denir .
- "En genis anlamiyla fikih, Islam'i bir butun olarak Sari'in maksadina uygun bicimde dogru kavramak ve onu cagin sartlarina uygun ve ihtiyaclari karsilayacak bir sekilde, insanlara anlayabilecekleri bir dille, kolayca yasayabilecekleri ve yasadiklarinda da ahirete giden dunya hayatlarinda mutlu olacaklari bir bicimde pratik hayata gecirme kabiliyet ve basarisidir. "
Abdulvahhab Hallaf'in Ilmu Usuli'l-Fikh adli kitabinin cevrisinin basina bir giris ekleyen Huseyin Atay bu kitapta su tanimlari toplamistir .
- Ictihat yoluyla elde edilen hukumleri bilmektir.
- Fikih, dinden oldugu zorunlu olarak bilinmeyen bizzat istidlalle elde edilen ameli hukumlerin bilinmesinden ibarettir.
- Fikih, istidlal ve fikir yoluyla elde edilen, fer`i, ser`i hukumlerin tumunden meydana gelen ilimdir.
- Fikih, istidlal yoluyla ayri ayri delillerinden elde edilen fer`i ser`i hukumleri bilmektir.
Tanimlari daha da artirmak mumkundur, ancak butun bu tanimlardan fikih icin ortaya cikan genel bir tanim verecek olursak; o da: "Fikih: Gunluk hayatinda Musluman ferdin bilme ihtiyacini hissettigi, dinle ilgili olan ve olmayan durumlarla ilgili olarak Muctehitlerin temel ve tali kaynaklar kanaliyla ortaya koyduklari hukumlerdir" diyebiliriz.
SONUC
Islam Hukuku (Fikh)’nu tanitmayi amacladigimiz bu kisa calismada kavrami olusturan Islâm ve hukuk terimlerini tanittiktan sonra, klasik literaturdeki adiyla fikh kavraminin cesitli tanimlarini aktardik. Netice olarak diyebiliriz ki: Islam bir din olarak ferdin Allah, diger insanlar ve varliklarla iliskilerini duzenleyen bir ibadetler, cezalandirma ve soysal iliskiler sistemi olarak, toplumu nizamlama amacini tasiyan hukuk kurallarini da icinde barindirabilmektedir. Bu sebeple Islâm hukuk yada fikih bireyin yeryuzunde Allah'in istedigi standartlarda bir sahsiyet olarak hayatini surdurebilmesinde kendisine yol gosterici kurallari ifade eden bir disiplindir denilebilir.

Alinti!



Yrd. Doç. Dr. Ali DUMAN
İ.Ü İLAHİYAT FAKÜLTESİ
ÖĞRETİM ÜYESİ
Alıntı

Bir hesap oluşturun veya yorum yapmak için giriş yapın

Yorum yapmak için üye olmanız gerekiyor

ya da